 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Tango, doğaçlama bir dans, kendinizi ifade edebileceğiniz harika bir dil, bir beden
dili…
Sözcüklerin sınırlayıcılığı yok…
İki kişilik bir dünyada duygu ve düşüncelerin,
sırların, beklentilerin, tutkuların, neşenin, hayallerin ve hüzünlerin sessiz paylaşımı…
Kendiliğinden gelişen keyifli bir sohbet, hüzünlü bir yakarış, gülümseten bir nükte,
mahcup bir itiraf ya da küçük bir rivayet…
Müzik ise bu sohbetin tek tanığı…
Üstelik
nasıl çok keyif aldığınız bir sohbeti -yazılı bir diyalog olmadığı sürece- birebir
tekrarlayamazsanız, aynı kişiyle aynı parçada iki defa üst üste aynı adımlarla dans
edemiyorsunuz da… Demek ki her dans yeni keşiflerle dolu bir macera; sürekli gelişen,
değişen…
Maceraya hazır mısınız?
’98 yılında Arjantin Tango’ya gönül veren ve “Yaşamda
olan her şey tangonun ruhunda da var. Tango’nun hayata benzeyen yönü benim için
en çekici unsurdu ve şimdi bir tutkuya dönüştü. Aslında sanırım tango beni seçti…”
diyen Hasan Gogani, 2000 yılından beri kurmuş olduğu Tangog okulunda gönlündeki
dans tutkusunu ve bilgisini tango dostları ile paylaşıyor.
“İki ayağı üzerinde duran
herkes tango yapabilir” felsefesinden yola çıkan Tangog okulu, bedeninde müziğin
melodisini, ayaklarında ritmi, yüreğinde ve ruhunda paylaşmanın gücü ve zevkini
duyan herkesi bekliyor…
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|